oryantal zihniyetiyle bakıyorum suyunu çıkarmak olarakda bakabilirim, irdeleyemeyen toplumların ahırı olarakda düşünüyorum. üstelik mimari değeride yoktur. akıllı insanlar tarafından zihinler üzerinden rant paylaşımıda olarak bakıyorum.
ömründe 5kere bile hastahaneye gitmemiş insanlar tanıyorum ama her gün camiiye giden insan tanıyorum...saglıklı günlere duacı olmak yada hastalıktan kurtulmak için dua etmeliyiz...tıp bilimi bile tırtladıgı yerde allahtan umut kesilmez diyebiliyor...fazla abartmamak gerekir bence...
yeterli, zamanında ve kaliteli sağlık hizmeti alamadığı için vefat eden hastaların cenazelerini kaldırmak ve namazlarını kılmak için yeterli tesisimiz var demekki.
hiç bir eksiğimiz kalmadı tabi. türkiyede bok gibi para var demek ki tabi sokağa atılacak... türkiye'de okulların azlığı, hastanelerin azlığı, buna binayen camilerin çokluğu inançlıların, inanç seviyesini, inanç konusunda geldiği, hala kat edemediği çağdaş olamayan seviyeyi göstermektedir bir bakıma...
yok hiç de garip değil. hakın % 90 ının müslüman olduğu. ama ancak % 5 inin kuranı okuduğu ve sadece % 1 kadarının anladığını düşünürsek. gayet normal bir durum.
minareler neşter kubbeler başlık camiler hastane müminler doktor hele loy hele loy di gel yar
Diyanet başkanlığı döner sermayesinin teslimiyet fişi de Sağlık Bakanlığı bütçesi de aynı toplantıda yapılıyor.Farkı farkedemedim, bağışlayın.
343 kişiye bir cami düşüyor düşmesine.Ha şunu da sormadan edemeyeceğim:
Yahu bu Diyanet bütçesini çok iyi kullanıyorsa,neden okullara yardım etmiyor?Kurtulsak diyorum 21.yy'da ikili ve birleştirilmiş sınıf öğetiminden.
Mazlum Türk halkı koyun gibi hastane bahçelerinde kıvranırken, camilerin hızla çoğalması bunların acılarını dindirir mi?Açtırmayın şimdi seyranlık ağzımı...
ne kadar dindar olduğumuzun göstergesidir :) Benim en çok kızdığım şeylerden biride bu konudur. her önüne gelen cami yaptırıyor ama kalkıp birinin aklına okul yaptırmak gelmiyor nedense. Halbuki halkımız bilinçli olsa ibadetin her yerde yapılacağını ama eğitim ve öğretim için okulun şart olduğunu da bilirdi.
İnsanlar kendi kendini ameliyat edemez, tedavi edemez, Fakat; kendi kendine (heryerde, evinde vs..) ibadet edebilir.
"Allah'ın Evi" derler ya buna da çok kızarım. Allah'ı insan beynine indirgeyen mantıksız bir açıklamadır bu! O'nun eve ihtiyacı mı var??? Kul aklı işte!
Ölenlerin ruhuna fatiha okuyacak nüfusa sahip olduğumuzu, Öte dünyada nurlar içinde olacağımızı, mekanimızın cennet olacağını bu dünyanın değil, ülkemizin imtihan cenneti olduğunu düşünüyorum.
bu oransizlik, cami yapimina tesvik eden kaynagi hakki ile anlayamamaktan kaynaklaniyor.
öldükten sonra, cennette bir saray veya kösk garantisine duyulan hirstan dolayi, durumun manasindan uzaklasilmasina neden oluyor bu.
halbuki bu tesvikte bulunanin; "ibadethanelerinizi, sabah ve yatsi namazindaki cemaatin sayisina göre yapiniz!" desturunu görmemezlige gelerek, isin kolay tarafindan bakmaya olan yatkinligimizdan kaynaklaniyor bu.
sagligi(cani), akli, mali, dini ve nesli korumak gibi bes ana hükümden olusan islami, iyi anlayamamaktan kaynaklaniyor bu.
cami yapimindaki maksat, icinde ibadet edecek olanlarin kazanacagi sevaptan pay almaksa eger, sadece bencil bir niyetten kaynaklaniyordur bu. yüzeysel bakildiginda hos ve güzel bir sey gibi görünmesine ragmen, o kadar ihtiyac olmadigi halde-300 metre ileride ici bos olan komsu bir cami vardir cünkü-, yeni bir cami insasina harcanan para ve emek, islamín yasakladigi "israf"a girmektedir ve bu celiskinin farkinda olunmasi ve dengenin saglamasi icin bu 'bes´ hükmün anlasilmasi ve gerekenler yapilmasi gerekir.
bunlar nasil olur?
akil; korunmasi ve gelistirilmesi icin olmazsa olmaz sart, "egitim merkezleri"ne alakadar olup elden geldigi kadar bu merkezlerin olusmasina faydada bulunmak ve istirak etmek. evet, kaliteli egitim olmadan ne caminin asil fonksiyonunu bilebilir, ne de hayatta uyumlu bir denge yakalanabilir.
can veya saglik; korunmasi ve tedavisi icin olmazsa olmaz sart, "saglik merkezleri". evet, saglik olmadan ne camilerde layikiyla ibadet edilebilir, ne de hayatin bir tadi olur.
mal, nesil ve din; korunmasi ve anlasilmasi icin olmazsa olmaz sart, akli ve sagligi güclü kilan "egitim ve saglik merkezleri"ne olan ihtiyaci, ekmek gibi, su gibi zaruri görmektir.
türkiye de doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?