kaynak olarak ünlü arap tarihçi taberiye göre 100.000 den fazla türk kılıçtan geçirilmiş,kızları cariye erkek çocukları köle yapılmış,malları yağmalanmıştır. şu anda türkler aslında cellatlarına tapmaktadır. curcan ve talkan katliamlarınıda unutmayalım binlerce türkün araplar tarafından yol boyunca islamı kabul etmedikleri için kazıklara geçirilmesi tarih sayfalarının en kanlı sahnelerindendir sadece...saygılar...
kocasını, kardeşini, adamı savaşta öldürdünüz. karısını köle edebilirsiniz. eve götürüp tecavüz edebilirsiniz. binlerce inançlıda onların sırtını sıvazlıyor. bunları anlayıpta anlayıpta anlamamazlıktan gelenlerin aklına tüküreyim.
bu durum sırp katliamı sırasında bosna'da yaşanmıştı. binlerce boşnak kadına tecavüz edilmiş, binlerce zoraki kürtaj, düşük ve doğum yaşanmıştı bugün bosna devleti bu şekilde dünyaya gelen binlerce annesiz babasız çocuğu yurtlarda yetiştirmeye çalışıyor. umurunuzda oldu mu? bence olmadı. mutlu bile oldunuz.
a) İşkence. Öldürülecek olan kimseye dahi işkence edilemez; zulüm ve işkence bütün çeşitleriyle yasaktır. b) Savaşçı olmayanların öldürülmesi. Savaşçı, fizik bakımından savaşabilecek kimselerdir. Bunların dışında kalanlar kasten ve doğrudan öldürülemez. Bu cümleden olarak kadınlar, çocuklar, savaşçı sahiplerine hizmet için gelmiş köleler, körler, dünyadan el etek çekmiş din adamları, akıl hastaları, yaşlılar, hastalar, kötürümler vb. leri öldürülmez. c) İnsan ve hayvanların uzuvlarının kesilmesi. d) Verilmiş söze ve yapılmış andlaşmaya aykırı hareket. e) Savaş zarureti bulunmadıkça zirai mahsullerin, orman ve ağaçların yakılması. f) Namus ve şereflere tecavüz, zina ve gayr-i meşru münasebetler. Düşman kadınlarının ırzına geçen sivil ve askerler zina suçu işlemiş olur ve bunun cezasını çekerler. g) Düşmandan alınan rehineleri öldürmek. Bunlar misilleme yoluyla dahi öldürülemez. h) Ölülerin başını veya uzuvlarını kesip teşhir etmek. ı) Katliam. Hz. Peygamber ve raşid halifeler zamanlarında savaştan sonra esirler veya zaptolunan yerlerin ahalisi için katliam emri verildiğine dair bir tek örnek dahi yoktur. Mekke fethini müteakip Rasulullah (s.a.v.) bazı harb suçluları ve hainler dışında kalan düşmanlarını affetmiştir. i) Kesin bir meşru müdafaa söz konusu olmadıkça akrabayı öldürmek. Akraba düşman saflarında olsa dahi öldürülmez. j) Çiftçi, tacir, esnaf, işadamı gibi fiilen harbe iştirak etmemiş, savaş ile ilgili olmayan kimseleri öldürmek. k) Harb esirlerini rehine almak, kalkan yapmak, onların arkasında düşmana doğru ilerlemek. l) Bazı İslam hukukçularının açık ifadelerine göre zehirli ok kullanmak. (Buhari, Cihad, 150 vd.; el-Benna, el-Fethu'r-Rabbânî (Tertibu-Müsnedi-Ahmed), C. XIV, s. 61 vd.; diğer kaynaklar için bak. Muhammed Hamidullah, İslam'da Devlet İdaresi, (trc. Kemal Kuşçu), İstanbul, 1963, s. 166 vd. )
kılıçla yayılmayan birsey yok gibi birsey aslında metazori korku pıskolojısı..? yeni düzen capıtalızm daha korkak daha gaddar.? dine suna buna kılıca harbe ne hacet hangisi gerçek vahşet dizlerimin üstünde yaşamakdan ıse ayaklarımın üstünde ölmeyi yeglerim diyen tatlı abilerin devri olmayan bir devirde onun dını bunun seyı kılıcın gücü kazıgın kayganı sokayım.. vahşet önümüzde. vahset dakikaklarımızda ve saniyelerimizde hipotek adilmiş.. hayatlarımızda..özgür olmadan var olan insan kılıç mılıç özgür ölmüş herif en azından hiç birimizin özgür ölebilecegine inanmıyorum asıl vahset bu