diyanet işleri başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:
1997'de 66 trilyon. 1998'de 119... 1999'da 180... 2000'de 270... 2001'de 302... 2002'de 553... 2003'te 771... 2004'te 1 katrilyon... 2005'te 1 katrilyon... 2006'da 1,3 katrilyon... 2007'de 2.7 katrilyon... 2009 'da 3 katrilyon 2010 'da 3.5 katrilyon
ayrıca akp iktidarıyla birlikte diyanete ödenen miktar 5 katına çıkartılmıştır. bu katrilyonluk bütçe tübitak gibi teknoloji ve ar ge kuruluşlarına aktarılsa ülkemiz hem dışa bağımlılıktan kurtulur hem de zenginleşir. çok hazin bir tablo değil mi? biz yine mal mal bakmaya üçün birini almaya tam gaz devam..
din kavramı; inananlar arasındaki algılayışta sorgulanamaz , esnek ,gevşek kuralları yoktur.kesin ve net anlayış olarak yaratıcı tektir ve kudretlidir. dinin şöyle bir özelliğide vardır.insanları bir arada tutar.bölünmeyi,parçalanmayı engeller.kişisel fikrim olarak diyanete ayrılan paradan bende şikayetçi olablirim.lakin dinsiz yetişecek bir nesil oluşacağına kirli ellerimle kalem tutmayı yeğlerim.
birde politik olarak sağ parti hükümette iken ne olmasın bekliyordunuz.
Diyanete verilen para ile insanların dini değerlerinin kuvvetli olması arasında bir bağ yoktur.Sen ne kadar diyanete para versen de iyi bir eğitim almamış bir çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez.Okulda sadece matematik,kimya öğretilmez.Eğitime sağlam bir para ayıran bir ülkede yetişen nesiller ister dindar olsun ister dinsiz olsun insani özellikleri sağlam gelişmiş bir nesil olur.Bence bu özellik doğru düzgün bir eğitim almamış ama dindar olan bir nesilden çok daha iyidir.